29 Temmuz 2013 - 19:30
Mısır’da darbecilere karşı cihad ilan edilecek mi?

Allah’ın adıyla İslami cihad kavramı, yıpratılan ve yanlış anlaşılan kavramlardan biridir. Gruplar, partiler, şahıslar vs. yerinden kalkan cihad ilan ediyor. Zaten cihad ilan etmeyi kendilerinde hak görmeleri bile en büyük yanlışlık ve Müslümanlar için büyük musibettir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İslam, asla kargaşa oluşturmaz ve yetkisi olmayanların cihat çağrılarını meşru görmez. İslam dünyasında akan Müslüman kanının en temel sebebi, şahıs ya da grupların cihad etme adı altında batıl kararları ve böyle kararlar almayı kendilerinde bir yetki görmeleri yatmaktadır. Bu yanlış yaklaşımların İslam dışılığı anlaşılmadığı müddetçe, İslam ümmeti ve insanlık çok büyük bedeller ödeyecektir. Yazan ve konuşan İslamcıların cihadın nerede kime karşı yapılacağından ya da neredeki mücadelenin cihad olduğunu belirlemeye kalkma durumları, Müslümanlar için tehlikenin boyutlarını göstermektedir.İslam, her Müslümana cihad ilan etme ve cihad yapma yetkisi vermemiştir. Suriye’de cihada kalkanlar, cihada davet edenler on binlerce insanın katili konumundadırlar. Hatta cihada davetiye çıkaranlar, Suriye devletine karşı savaşırken ölenlerin de katilidirler. Irak’ta ve Pakistan’da binlerce Müslümanın kanı, batıl cihad anlayışları yüzünden akıtılmaktadır. Pazar yerlerinde, mescitlerde ya da görevi başındaki memurlara karşı cihad ediliyor. Buralardaki cihad adı altında işlenen cinayetleri mahkûm edecek erdemli âlim ve aydınları olmayan İslamcılık, yok olmaya mahkûmdur. Buralarda yapılan cihadların ortak yanı, küresel emperyalizmin rahatsız olmayacağı karakterde olmalarıdır.Mısır’da darbe oldu ve darbeciler halkın iktidar oluşturan iradesini yok saydılar. Halktan birçoklarını yaralayarak birçoklarını da tutukladı. Bu tutuklama karşısında şiddete başvurmadan gösteriler devam ediyorken, darbeciler iki yüz suçsuz insanı öldürdüler.   Suriye’de cihada fetva verenler, destekleyenler ve davetiye çıkaranlar açısından Mısır büyük bir çelişki ve sıkıntıyı beraberinde getireceğe benziyor.Suriye’de cihaddan bahsedenler için Mısır çok büyük bir imtihandır. Cihat ilan etmelerin ve mücahitlik adı altında insanları öldürmenin yanlışlığını kendi yerinde tutarak meseleyi ele alalım. Bazı âlimler; acaba Suriye’ye cihad ilan ederken, Esad’a ölüm fetvası verirken, Mısır’da da cihada davet edecekler mi? Sisi için de ölüm fetvası verecekler mi? Yoksa İhvanı,  Mısır’da şiddetten kaçınmaya mı çağıracaklar?  Bu durum da, Suriye’de cihada davet eden âlimlerin nasıl bir çelişkide olduklarını gösterir. Mısır’da cihada davet etmenin ve Sisi için de ölüm fetvaları vermelerinin Büyük Şeytan’ı rahatsız edeceğini bildikleri için buna yanaşmayacaklardır. Suriye’de cihada davet etmenin Büyük Şeytan tarafından memnuniyet verici olduğu için rahat karar verdiler.Suriye’de bazı açıklamalara göre otuz ülkeden cihada gelen ve bu uğurda ölen kimseler var. Acaba bu otuz ülkeden cihada giden kimselerin ya da onların zihniyetindeki kimselerin yolu Mısır’a da düşecek mi? Yoksa cihad ancak Suriye’de mi olur diyecekler? Yine Suriye’deki cihada destek veren Suriye’nin dostları(!) acaba Mısır konusunda ne yapacaklar? Herhalde, Mısır’ın dostları toplantısı olmayacaktır.  Ülkelerinin sınırlarını Suriye’ye karşı savaşanlara açan ülkeler, bakalım zalim Sisi’ye karşı ne yapacaklar? Herhalde,“Burası farklıdır.” diyecekler. Belki de Mısır’daki darbecilerle diplomatik ilişkileri bile kesemeyecekler. Gelişen olaylar, siyasilerin ve onlarla birlikte hareket eden İslamcıların ne kadar çelişkili olduklarını ortaya koymaktadır. Yanlışlıklarını demiyorum çünkü temelden yanlıştalar. Bu İslamcı kesimlerin “Taağut” Sisi’ye karşı cihaddan bahsetmeleri boğazlarında kalacaktır. Çünkü bu kesimler, tağutların olduğu her yerde cihaddan bahsedecek durumda değiller. Çünkü en büyük desdeklerini de yine tağutlardan alıyorlar.Türkiye’de iktidara endeksli İslamcılar, Mısır’daki katliama karşı duyarlı davrandılar. Aynı çevreler, Irak ve Pakistan’da katledilen binlerce masum insan için hiçbir etkinlik yapmadılar. Irak ve Pakistan’da katledilenler de müslüman kardeşse müslüman kardeş, mazlumsa mazlum ama nasıl oluyorsa oralardaki katillerin adını bile yıllardır koyamadılar. “Müslümanlar birbirini öldürüyor” diyenler insanlık dışı bir yaklaşımı ortaya koyuyorlar. . Bu şekilde olanlara yaklaşan insanlarda  sorumsuzluk, cehalet ve vicdansızlık vardır.Cihad, yalnızca bölgemizde gasıp İsrail’e karşı olabilir. İlginçtir; cihaddan bahseden ve cihad edenleri desteklediklerini söyleyenler, asla gasıp İsrail’e karşı cihadı akıllarına getirmemişlerdir. Suriye’de cihada davet edenler olmaya ki Mısır’da da aynı yanlışı yapmasınlar. İnşallah Mısır’daki İhvan-ı Müslimin de başka ülkelerdeki bazı kimselerin gazına gelerek gerilimi artırıp daha fazla kanın akmasına fırsat vermez. Buradaki siyasiler ve onlarla beraber olan İslamcılar da uzaktan kışkırtıcı olmasınlar. Sonunda pişman olmalarının da yararı olmayacaktır. Suriye’de olaylar bittiğinde aklını kullanabilenler, yapılan cihadı sorgulayacaklardır. Bari Mısır, Suriye gibi olmasın.HÜSEYİN TAŞ